Rasulullah Sallallahu Aleyhİ ve Sellem şöyle buyurmuştur;
"HACAMAT (KAN ALDIRMA) SİZİN İÇİN EN İYİ TEDAVİ YOLLARINDAN BİRİSİDİR."
(Buhari Tıb 13, Müslim Musakkat 62,63)
Hacamat Nedir?
Hacamat, deri altında kılcal damarlarda birikmiş âtıl kalmış biriktiği noktada ilgili organa zarar veren, içinde atık, toksik maddeler barındıran pis kanın özel aletlerle vücüttan dışarıya alma işlemidir.
İslam tıbbında hacamatın yeri büyüktür. Sahih hadislerle bilinmektedir ki faydası kesindir şüphe götürmez.
Hacamatla tedavideki temel prensip; Hastalığa göre belirlenen uygun noktalardan pıhtılar ve toksik maddeler vakumlanmak suretiyle alınır. Böylece kılcal damarlardaki pis kanların alınmasıyla o bölgedeki kan akışı tekrar sağlanması amaçlanır. Vücudumuzda ana ve tâli noktalarla birlikte 250'ye yakın hacamat noktası mevcuttur. Her nokta vücutta bir organı, bir uzvu yada belli bir bölgeyi ilgilendirmektedir.
Hacamat, damardan kan verme işlemi ile karıştırılmamalıdır. Çünkü hem işlem hem de fayda açısından birbiriyle alakası yoktur. Kan verme işleminde alınan kan damarda dolaşan temiz kandır. Hacamatta alınan kan ise içinde vucudun atamadığı atık maddeleri ve toksikleri barındıran kişiye zararı olan pis kandır. Hacamatta alınan kan miktarı, kan verme işleminde alınan kan ile kıyaslanamayacak kadar azdır.
HACAMAT NEDEN FAYDALIDIR?
Vücudumuz, yediğimiz besinlerde, içtiğimiz sıvılarda, soluduğumuz havada, aldığımız ilaçlarda bulunan ve zararlı olan şeyleri (katkı maddeleri, kimyasallar ve toksik maddeler vb.) mümkün olduğunca tolere etmeye çalışır. İdrar, dışkı, ter ve solunum yolu ile bu atık maddeleri vücuttan uzaklaştırmak için sürekli çalışır. Ancak vücudumuza ne kadar atık madde ve toksik girerse girsin hepsini dışarı atamaz vücudumuzun da bir sınırı vardır. Son yüzyılda 80.000'den fazla kimyasal üretilmiştir. Bu kimyasalların önemli bir kısmı katkı maddesi olarak, daha uzun ömürlü olmaları, daha lezzetli olmaları, daha çabuk üretilmeleri, daha çok tüketilmesi, dış etkenlere karşı daha dayanıklı olmaları gibi sebeplerle daha üretilmeye başlandığı aşamadan başlayarak market raflarına gelinceye kadar aldığımız besinlere, yine bir kısım mecburiyetten ötürü iyileşmek amacıyla aldığımız ilaçlara ve çeşitli sebeplerle (sigara dumanı, soba dumanı, egzoz dumanı, fabrika bacaları gibi) soluduğumuz havaya karışmaktadır. Bir kısmı da giyeceklerimizin ve diğer eşyalarımızın imalatında kullanılmaktadır.
İşte bu vücudumuzun dışarı atamadığı toksik kanın bir kısım karaciğerde yine bir kısım kılcal damarlarda birikerek zamanla arttığından vücutta bazı mekanizmaların aksamasına, yavaşlamasına hatta bozulmasına sebebiyet verir. Bu durumda da bilinen hastalıkların baş göstermesi ile sonuçlanır.
Hacamatla deri altındaki kılcal damarlarda toplanan bu toksik maddelerin ve atıkların oluşturduğu pis kan dışarı çıkarıldığında vücut doğal yapısı ile çalışarak vücuttan atmak istediği fakat hepsini atmaya muktedir olmadığı toksik atıkları siz organlarınızı (karaciğer, kalp, böbrek, akciğer gibi) hiç yormadan bedeninizden uzaklaştırmış olursunuz. Böylece rahatlayan vücut bir süre sonra eski düzenine ve sağlığına kavuşur.
HACAMATIN FAYDALARI NELERDİR?
Hacamatın faydaları çoktur. Sahih hadislerde de belirtildiği üzere 70'den fazla hastalığa Allah'ın izniyle şifadır. Hacamatla (Allah'ın izniyle) şifa bulan hastalıklardan bazıları şunlardır.
Migren Gut Asabi Kolon
Tansiyon Yüz Felci Diyabetik Nöropati
Şeker Romatizma İdrar Kaçırma
Kolestrol Hemoroid Hafıza Zayıflığı
Varikosel Astım Sperm Sayısı Azlığı
Depresyon Diz Ağrıları Göz Hastalıkları
Kısmi Felç Omuz Ağrıları İltihaplı Romatizma
Erken Menopoz Epilepsi Bel ve Boyun Fıtığı
Erken Boşalma Cinsel İsteksizlik Panik Atak
Adet Düzensizliği Kadın Hastalıkları Hormonal Bozukluklar
Vesvese Anksiyete Kaygı Bozukluğu
Sinüzit Çocuk Olmaması El ve Parmak Uyuşması
Bu hastalıkların bazılarında Allah'ın izniyle %90, %95 gibi oranda başarı elde edilirken bazılarında daha düşük oranda fayda görülmektedir.
Sigara içenlerin vücudunda biriken nikotin ve benzeri zehirlerin büyük ölçüde vücuttan atılmasında son derece etkilidir. Halsizlik, bitkinlik, uykudan dinlenmiş uyanamamak, çok uyuduğu halde uykuya doyamamak gibi rahatsızlıklardan kurtulmada çok başarılı bir yöntem olan hacamatın burada sayamadığımız daha birçok maddi hastalığın yanında (işin ehli uzman haccam tarafından yapılması şartı ile) kökleşmiş büyünün kişiden kaldırılması ve cin musallatı olan kişilerin bu durumdan kurtulup rahatlamasında da Allah'ın izniyle faydalıdır.
HACAMATIN ZAMANI
Rasulullah'tan (sav) gelen haberler içinde ihtilafsız olarak Hicri ayın 17, 19, 21. günleri hacamat yaptırmak çok faydalıdır. Aynı şekilde Hicri ayın 15, 23, 25, 27. günlerinde de hacamat yaptırmanın faydası vardır. Ancak bu günlerde yapıldığında faydasının olması diğer zamanlarda yapıldığında faydası olmayacağı anlamı taşımamaktadır. Bu sadece bu günlerin hacamat için çok değerli olduğunu belirtmek içindir.
Özellikle bir hastalıktan dolayı hacamat yaptırılacağı sırada zaman gözetilmez. Akşam, sabah fark etmez. Çünkü Rasulullah (sav) Hayber'de Yahudi tarafından zehirlendiğiminde Cibril (as) gelerek hemen başının arkasından hacamat yaptırmasını söylemiştir, herhangi bir zaman gözetilmemiştir.
HACAMAT HAKKINDA GENEL BİLGİ
Hacamatta hijyen bütün sağlık uygulamalarında olduğu gibi birinci kuraldır. Sağlık ölçüsünde hijyen kurallarına dikkat etmeyen bir haccamın hacamat uyguladığı kişiye fayda yerine zarar verme ihtimali yüksektir. Kullanılan aletlerin kesinlikle tek kullanımlık olması ve hijyenin tüm kurallarına uyulması hayati önem taşır. Hastalarında bu konuya dikkat etmesi ve gelişigüzel hacamat yapmaya çalışan ve hacamatın kurallarına uygunsuz davranan kişilerden kaçınılması gerekir.
Hacamat doğru uygulandığı takdirde kişiye hiçbir zarar vermez. Kalıcı hiçbir yan etkisi de yoktur. Ancak hacamatı yapan kimsenin bu konuda yeterli ilmi, bilgisi, tecrübesi yoksa hastaya zarar verebilir. Bu nedenle hacamatı yapan kişilerde bu sıfatların aranması gerekir. Günümüzde yaygın olan bir günlük görsel eğitimle hacamat yapmak ve haccam olduğunu zannetmek son derece yanlış ve tehlikelidir. Hacamat yapan kişi hastanın sağlığını her şeyin önüne koymalı ve hastayı Allah'ın emaneti olarak görmelidir. Asla ticari gayeyi ön plana çıkarmamalıdır.