"/>
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Güncel



KOAH Nedir ?

“ Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı” isminin baş harflerinden oluşan kısaltılmış bir hastalık ismidir.

KRONİK kelimesi uzun süredir devam eden anlamındadır. OBSTRÜKTİF kelimesi tıkayıcı anlamındadır ve bu hastalıkta nefes borularının (bronşların) tıkandığını göstermek için kullanılır.

KOAH’ı, “uzun süredir bronşlarda tıkanmaya neden olan bir hastalıktır” şeklinde tarif edebiliriz. Bu hastalığın en kötü yanı, bronşlarda oluşan tıkanmanın bir daha düzelmemesi ve tedavi olunmaz ise hastalığın sinsice ilerlemesidir.

Hastalığın en önemli nedeni SİGARA bağımlılığıdır.

KOAH yaklaşık olarak 20 yıl günde bir paket sigara içme sonrasında ortaya çıkar. Eğer günde bir paketten daha fazla sayıda sigara içiliyorsa bu zaman daha da kısalır. Hastalık genellikle 40 yaşından sonra belirti vermeye başlar. KOAH teşhisi alan kişilerin büyük çoğunluğu halen sigara içen veya çok uzun süre sigara içmiş ve bırakmış kişilerdir. Hastalık sinsi ilerlediği için ve sigara bağımlıları öksürük, balgam çıkarma gibi şikâyetleri önemsemedikleri için KOAH teşhisi konduğu zaman hastalar akciğer kapasitelerinin önemli bir kısmını kaybetmiş olmaktadırlar.

Sigara içen her altı kişiden birinde KOAH gelişmektedir. 20 yaş üstündeki kişilerin en az yarısı sigara bağımlısıdır. Dolayısıyla sigara içme alışkanlığının çok yaygın olduğu ülkelerde KOAH önemli bir halk sağlığı sorunudur. Türkiye’de en iyimser tahmin ile 5 milyon KOAH’lı vardır. Fakat bu hastaların sadece az bir kısmı teşhis edilmektedir. Hastaların önemli bir sayısı hastalıklarının farkında olmayıp öksürük, balgam çıkarma ve nefes darlığı gibi şikayetleri çok rahatsız edici olmadıkca doktora gitmemektedirler. Sigara bağımlısı olanların rahatsızlıklarında doktora gitmemelerinin önemli bir nedeni de sigarayı bırakmaları konusunda uyarı almaktan kaçmaktır.

Sigara dumanı ile nefes borularına ve hava keseciklerine zararlı gazlar ve maddeler dolar. Yıllar geçtikçe bu zararlı gazlar ve maddeler bronşların ve hava keseciklerinin yapısını bozmaya başlar. Bunun sonucunda bronşların hastalanmasıyla TIKAYICI BRONŞİT, hava keseciklerinin harabiyeti ve parçalanması ile AMFİZEM ortaya çıkar.

İşte KOAH adı altında bu iki hastalık yer almaktadır. Sigara içimi ile hem bronşlarda tıkayıcı bronşit hem de aynı zamanda amfizem gelişir. Akciğerlerde ortaya çıkan bu tıkanıklıklar ve bozulmalar sonucunda kana oksijen geçişi azalır ve vücudun oksijensiz kalması ile pek çok ciddi rahatsızlıklar doğar.

Oluşan bu bozukluklarının tedavisi ve tamirinde Hacamat uygulamalarında büyük oranda sonuçlar alınmıştır. Akciğerler bu hastalık ile erkenden yaşlanır ve bozulur. Çünkü KOAH ilerleyici bir hastalıktır. KOAH başlayan bir hastada sigarayı bıraktıktan sonra bozuklukların tamamen ortadan kaybolması zordur. Ancak sigaranın bırakılması ve düzenli Hacamat uygulaması ile hastalığın önlenmesi mümkün olabilir. Diğer yandan sigara bırakılmaz ise hastalık çok hızlı ilerler. KOAH için kullanılan ilaçlar sadece hastaların nefes darlığı şikayetlerini azaltmak için kullanılır. Bu ilaçların hastalığı ortadan kaldırmak veya ilerlemesini yavaşlatmak gibi bir etkileri yoktur. Bu nedenle KOAH tedavisinin temelini sigarayı bırakmak oluşturur.


-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------



18 Ekim Salı Hicri Takvimde  Muharrem Ayının 17 sine Tekabül Etmektedir. Hicri Ayın 17 si Salı Güne Denk Geldiğinde Diğer Günlerden Daha Faydalı Olduğuna Dair Rivayetler Vardır. Hicri Ayın 17 si Salı Gününe Yılda Bir Yada İki Defa Anca Tekabül Etmektedir. Bu Özel Günde Hacamat Yaptırmanızı Tavsiye Ediyoruz

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------




Rio Olimpiyat Oyunları'nda Amerikalı yüzücü'nün vücudunda dikkat çeken hacamat izlerinden sonra birçok sporcu hacamat yaptırmaya başladı.

  Hacamat tedavisi hiçbir zararı olmayan, özellikle sporcular için doğal doping diyebileceğimiz bir uygulamadır. Uygulayan sporcu çok rahatlıkla spor müsabakalarına katılabilir, orada kaslarda herhangi bir ağrı sızı duymadan rahat hareket edebilir

Değişik nedenlerle vücudumuza giren toksinler, kimyasal maddeler, gıdalar üzerindeki ilaç kalıntılarının idrar veya ter yoluyla atıldığını, doğal yollarla atılamayan kalıntıların deri altında biriktiğini dile getirerek bu birikintileri vücuttan dışarı atmanın bir yolunun da hacamat olduğu unutulmamalıdır.

  Sporcuların hacamat yaptırmalarının asıl nedeninin kas ağrılarını azaltmak, daha sağlıklı hale gelmesini sağlamak içindir. Buradaki kullanılış amacı sporcuların spor esnasında yaşayabilecekleri kas ağrılarını azaltmak, sporcuları daha sağlıklı hale getirmek ve en önemlisi sporculara bir nevi doping etkisi sağlamasıdır. Hacamat için herhangi bir ilaç kullanılmadığı için doğal doping diyebiliriz. 

Sporcularımız hacamat yaptırdığında sırt ağrıları, baş ve boyun ağrıları gibi ağrılardan şikayet etmiyorlar. Daha rahat hareket ettiklerini dile getiriyorlar. Dolayısıyla hacamat doğal dopingtir.

Ama kimyasal bir madde içermediği için vücutta doping maddesine rastlanılmamaktadır.

  Hacamatın özel bir uygulama olduğunu, temizlik ve tek kullanımlık malzemenin yanı sıra mutlaka bu işi bilen uzman kişiler tarafından uygulanmasına dikkat edilmesini gerektiğini, merdiven altında hijyen şartlarından uzak ortamlarda yapılmasının fayda yerine zarar vereceğini bilmemizde fayda vardır.

  Hacamat tedavisinde herhangi bir ağrı ya da sızının yaşanmadığını, çok küçük çiziklerle vakkum yöntemiyle kanın alınmasıdır. Hastaya herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Vücuda kimyasal bir madde enjekte edilmemekte.

Biz, hacamat tedavisini tercih eden hastalarımıza, Hacamattan sonra da 1 gün boyunca et ve et ürünlerini kullanmamalarını öneriyoruz.



-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------



Ebu Sa'id (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhıssalatu vesselam) buyurdular ki: "üc sey vardır orucu bozmaz: Hacamat olmak, kusmak, ihtilam olmak.''
Tirmizi, Savm 24, (719).

İbnu Abbas (radıyallahu anhuma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhıssalatu vesselam) ihramlı oldugu halde hacamat oldu. Keza oruclu iken de hacamat oldu."
Buhari, Savm 32, Tibb 11; Muslim, Hacc 87, (1202); Ebu Davud, Savm 29, (2372, 2373); Tirmizi, Savm 61, (775, 776, 777).

Allah Rasûlü'nün (s.a.) hacamat yapılan vakitler hakkındaki t şöyledir:

Tirmizî'nin Camii inde İbn Abbas'tan merfû olarak rivayet ettiği ha­diste Allah Rasûlü (s.a.) şöyle buyurmuştur: "Hacamat olduğunuz günlerin uygun olanları (ayın) ya on yedi, ya on dokuz veya yirmi birinci günle­ridir.

Yine Tirmizî'nin Camiinde Enes b. Mâlik'den, Rasûlullah'ın (s.a.) iki boyun damarından ve omuz arasından hacamat olduğu ve (ayın) on yedi, on dokuz ve yirmi birinci günlerinde hacamat yaptırdığı rivayet edilmiştir.

İbn Mâce'nin Sime/Tinde Enes'ten merfû olarak rivayet edilen hadis ise şöyledir: "Kim hacamat olmak isterse (kamerî ayın) ya on yedisini, ya on do­kuzunu veya yirmi birinci gününü araştırsın. Hiç birinize kan galebe çalma­sın. Zira vücutta gereğinden fazla kan bulunduğunda beden ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kalır." İbn Mâce, 3486 - Ebu Davud, 3861

Ebu Davud'un Sünen'inde Ebu Hureyre'den merfû olarak yapılan riva-yete göre Allah Rasûlü (s.a.) şöyle buyurmuştur: "Kim (ayın) on yedisi veya on dokuzu ya da yirmi birinde hacamat olursa bu her türlü hastalığa şifa­dır."[463] Ebu Davud, 3861. Aynı senedle Beyhakî, (9/340) de rivayet etmiştir.


Bu hadisler tabiplerin ittifak ettiği hususlara da uygundur. Çünkü ayın ikinci yarısında ve takip eden üçüncü çeyreğinde hacamat yapmak, başında ve sonunda hacamat yapmaktan daha faydalıdır. Fakat, bir zarurete mebni olarak yapılmak zorunda kalındığında, ayın başında veya sonunda olsun her­hangi bir zamanda yapılmasında bir zarar sözkonusu değildir.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------




Mevsim dönüşlerinde hissedilen bir takım ruhsal ve bedensel sorunlar bahar keyfini gölgeliyor. Daha iyi hissetmek ve bahar yorgunluğundan korunmanın HACAMAT (Allah’ın izni ile ) mümkün olduğunu biliyor musunuz? 

Bahar yorgunluğu, hemen herkesin mevsim dönüşlerinde hissedebildiği bir takım ruhsal ve bedensel belirtilere verilen genel isim olarak ele alınıyor. Havaların ısınmasıyla birlikte birçoğumuz için yataktan kalkmak çok daha zor bir hal alırken gündelik işleri yaparken daha isteksiz olabiliyoruz. Bu durumu genellikle değişen hava koşullarına bağlasak da, uzun süren yorgunlukların ciddiye alınması, altta yatan başka bir sorun olup olmadığının araştırılması gerekiyor. Bazı dönemlerde yeterli besin alınmaması, vitamin ve minerallerin eksik kalması, tiroit bezinin çalışma düzensizlikleri, tansiyon, kalp, enfeksiyon hastalıkları yorgunluk belirtilerini artıran unsurlar olarak sıralanıyor.


Bahar aylarında vücudumuz daha aktif olmamızı sağlayacak hormonlar salgılanmasına karşın eğer ortada vitamin eksikliği, beslenme bozukluğu varsa, vücut buna aynı uyumu gösteremiyor ve yorgunluk hissi artıyor. Ayrıca bu aylarda neşeli ve enerjik olunmasının da temel nedenlerinden biri yine hormonlar. Bazı hormonlar karanlık ortamlarda daha fazla salgılanırken, bazı hormonlar ise insan metabolizması gereği güneş ışığı gördüğünde daha fazla salgılanıyor. Yazın güneşin fazla görüldüğü dönemlerde ise depresyondan çıkışı kolaylaştıracak, daha neşeli hale getirecek hormonlar salgılanıyor. Ancak kişinin ruhsal yapısı da bu durumdan ne kadar etkileneceğinde belirleyici oluyor. Örneğin eğer kişi depresif bir yapıya sahipse herkesin neşelendiği bir ortamda kendini daha depresif hissedebiliyor.   


Yorgunluğu gidermek için vitamin ve besin destek ürünlerinin alımı büyük önem taşıyor. Mümkün olduğu kadar sadece bahar aylarında değil, kış aylarında da eksik olan vitaminlerin alınması bahar yorgunluğunu fazla hissetmeden o dönemin geçirilmesini sağlar. Özellikle B ve C vitaminleri, potasyum ve çinko içeren besinler, yeterli düzeyde karbonhidrat alımı yorgunluktan korunmada önemli. Vücut enerjisinin yüzde 50-60’ı karbonhidratlardan sağlanıyor. Rafine edilmemiş karbonhidratların tüketimine ağırlık vermeliyiz. Bunlar taze meyve ve sebzelerde, tam buğday ekmeği ve tahıllarda bulunan karbonhidratlardır. Protein, dokularımızın temel taşı olduğundan diyetimizde yeterli düzeyde proteine yer verilmeli. Mevsim meyve ve sebzeleri de daha az kimyasal maddeye maruz kaldığı için daha sağlıklıdırlar. Bu nedenle sebze ve meyvelerin mevsiminde tüketilmesi önem taşıyor.   


Düzenli egzersiz ile metabolizma hızlanır ve dinlenmiş duruma göre daha fazla enerji oluşumu sağlanır. Kalp damar sisteminin ve solunumun düzenlenmesini, dokuların yeterli düzeyde oksijenlenmesini sağlar. Özellikle aerobik tipte olan yürüyüş, koşu, bisiklet, yüzme gibi egzersizler tercih edilmeli ve bu dönemde yaptırılacak HACAMAT in da etkisin çok büyük olduğu bilinmektedir.


Yorgunluk, vücudumuzun fiziksel çalışmaya, psikolojik strese, uykusuzluğa verdiği fizyolojik bir cevap olarak tanımlanıyor. Yorgunluk fizyolojik bir cevap olabildiği gibi bazı hastalıkların ön belirtisi olarak da ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle yorgunluk uzun sürdüğünde mutlaka altta yatan nedenlerin araştırılması gerekiyor. Kansızlık, enfeksiyonlar, bağışıklık sistemi hastalıkları, tümörler, yeme bozuklukları, tiroit hastalıkları, kronik yorgunluk sendromu, fibromiyalji, uyku bozuklukları, stres, depresyon gibi sebepler yorgunluk için araştırılması gereken sorunlar arasında geliyor.   


Yorgunluk uzuyor ve kişinin gündelik işlevlerini bozuyorsa, ya da okul veya işyerindeki performansını engelliyorsa artık onu bahar yorgunluğu diye geçiştirmemek gerekiyor. Elbette bu durumun ortaya çıkmasında mevsimlerin, ışığın, ısının rolü var. Ama bahar yorgunluğu diye geçiştirildiği takdirde tedavisi gecikebilecek bazı psikiyatrik durumlar da var. Sadece psikiyatrik değil, hem bedensel hem ruhsal belirtilerle giden başka durumları da unutmamak gerekli. Uzun süren yorgunluklarda, en başta depresyon, daha sonra, kaygı bozuklukları, birincil uyku bozuklukları, yeme bozuklukları, hatta şizofreninin bile tanılar arasında düşünülüp dışlanmaması gerekiyor. Vücudumuzu yaz a hazırlamanın en etkili ve hızlı yolu zararlı toksinlerden kurtulmaktır. Bunun içinde uzman bir haccam tarafından yapılan HACAMAT ın önemini belirtmek de fayda var. 


-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------